Tatil Rotanız Rota Adalar

Uygun fiyat ve ödeme koşulları ile sizin için hotel, kiralık araç ve feribot bulalım. Tur paketlerimiz ile tatilinize renk katın.

×
×
×

Rota Adalar

Marmaris rodos feribot
marmaris rodos feribot seferleri

Rodos Adası
Rodos, Ege Denizi´nde bulunan Oniki Adaların en büyüğü ve Oniki Adalar idari bölgesinin (Simi, Herke,İleki ve Meis adalarını da içeren) merkezidir. Rodos, doğal güzellikleri, Osmanlı ve Rodos Şövalyeleri döneminden kalan tarihi eserleri, plajları, eğlence hayatı ve modern konaklama tesisleriyle en önemli turizm merkezlerinden biridir. Rodos hem iyi korunmuş bir ortaçağ şehrine sahip olması, hem de yıl boyu ortalama 300 gün güneş görmesi nedeniyle dünyanın birçok ülkesinden gelen turistleri kendisine hayran bırakır. Romalılar, Saint John Şövalyeleri, Osmanlılar ve İtalyanlar bu adada birçok kültürel ve tarihi miraslarını bırakmışlardır. 14. ve 15. Yüzyıllarda St. John Şövalyeleri, diğer adıyla Rodos/Malta Şövalyeleri ada mimarisinde en önemli izleri bırakmışlardır. Yüksek surlarla çevrili Rodos Kalesi ve Eski Kent (Old Town), Rodos Şövalyeleri tarafından inşa edilmiştir ve bu bölge UNESCO Dünya Mirası Listesi´ndedir. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman´ın ordusuna yenik düşen Rodos, yaklaşık 400 yıl Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Bu süre içinde birçok cami, imaret, mektep, medrese ve yol yapılmıştır. Bunlardan günümüze kalanlar 11 camii (ki bunlardan sadece Kanuni Sultan Süleyman Camii, İbrahim Paşa Camii faal olanlar), 18 mescit, 12 çeşme, 3 hamam, Sultan Süleyman İmareti, Saat Kulesi, Fethi Paşa Rüştiyesi, Hafız Ahmed Ağa Kütüphanesi gibi yapıtlardır. Dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Rodos Heykeli, Rodos limanının girişinde olduğu inanılan, Yunan tanrısı Helios´un 32 metre yüksekliğindeki tunçtan inşa edilen heykelidir. MÖ 280 yılında Dorlar tarafından inşa edilen heykelin bacaklarının arasından gemilerin geçtiği şeklinde rivayetler vardır. Her gün Marmaris ten ve Fethiye limanından günü birlik Rodos adasına 9:15 kalkan feribot ile ziyaret buluna bilirsiniz. Yada gidiş dönüş (kalmalı) otel konaklamalı ziyarette buluna bilirsiniz.
Rodos adasına gidiyorsanız ve gezmeyi ve kültür seviyorsanız Mandraki Limanı Arkeoloji Müzesi Grand Masters Sarayı Şövalyeler Caddesi Hipokrat Meydanı Kanuni Sultan Süleyman Cami Fethi Paşa Kütüphanesi Akropolis ve Apollon Tapınağı Ladiko ve Anthony Quinn KoylarıKelebekler Vadisi ve Lindos denizini mutla ziyaret edin.

Rodos Island:
The ancient city of Rhodes, the construction of which began in 407 BC, was designed according to the city planning system devised by the greatest city planner of antiquity, Hippodamus of Miletus. Rhodes soon developed into one of the most important seafaring and trading centres in the Eastern Mediterranean. When it became a province of the Roman, and later the Byzantine Empire, it initially lost its ancient glory. But in 1309 the Knights of Saint John of Jerusalem conquered Rhodes. They built strong fortifications to protect the island, turning it into an important administrative centre and a thriving multinational medieval city. In 1523 Rhodes was conquered by the Ottoman Turks, and the Greeks had to settle outside the city walls. During the Ottoman occupation, new buildings were erected within the Old Town, mainly mosques and baths. In 1912 Rhodes and the rest of the Dodecanese were seized by the Italians. The new rulers embellished the city with magnificent buildings, wide roads and squares. The Palace of the Grand Master was rebuilt and the Street of the Knights was reconstructed in order to regain its medieval purity. It was not until 1948 that Rhodes officially became part of Greece. In 1988 the Medieval City of Rhodes was listed as a UNESCO World Heritage site.
Places to visit in Rhodes Mandraki Harbour Archeology Museum The Palace of the Grand Master Road of the Knights Hippocrates Square Sultan Süleyman Mosque Fethi Paşa Library Acropolis and Apollon Temple Ladiko ve Anthony Quinn Bays Butterfly Valley Lindos


Kos Adası:
12 Adalar’ın en büyüklerinden biri olan Kos Adası, diğer adıyla İstanköy, Bodrum Yarımadası’nın sadece 8 deniz mili uzağındadır. Osmanlı, Bizans ve Venedik dönemlerine ait görkemli tarihi eserleri, bütün ihtişamlarıyla misafirlerini beklemektedir. Kos adası tarihi eserlerinin yanı sıra son derece gösterişli otellere, restoranlara, plajlara ve gece hayatına sahip modern bir turizm merkezidir.
Kos Adası’nın merkezinde bulunan dünyaca ünlü Hipokrat Ağacı, adanın en önemli simgelerinden biridir. Mitolojik çağlarda doktorların atası sayılan Hipokrat, insan tedavisinin eğitim ile sağlanabileceğini göstermiş ve burada Asklepion isminde bir tıp merkezi kurmuştur. Günümüzde de doktorlar Hipokrat yemini etmek için Kos Adası’na gelmektedirler. Kos adasında türklerin bulunduğu Zia köyü ziyaret etmeden ve onların meneviş kahvesini içmenizi tavsiye ederiz. Her gün Bodrum merkezden ve Turgut reis limanından günü birlik Kos Adasına 9:15 kalkan feribot ile ziyaret buluna bilirsiniz. Yada gidiş dönüş (kalmalı) otel konaklamalı ziyarette buluna bilirsiniz.
Kos adasına gittiğiniz zaman gezilecek Yerler Old Town ve Hipokrat Ağacı Asklepion Şövalyeler Kalesi Casa Romana (Roma Evi) Arkeoloji Müzesi Agora Defterdar Camii Hacı Hasan Camii Osmanlı Hamamı Agia Ionnasis Manastırı Yel Değirmenleri Zia Köyü ziyaret etmeyi unutmayın ayrıca sahilde bulunan el yapımı dondurmaları tatmanızı tavsiye ederiz. Mandalina seviyorsanız yemiş olduğunuz dondurma sanki mandalina yiyormuşçasına bir koku ve lezzet verir.

Kos Island:
The endless coasts with the turquoise waters, the vegetation, the affluent water springs, the ancient and medieval monuments, as well as the impressive Italian buildings feature Kos island; the third largest island of Dodecanese complex, located just 4 miles away from the Turkish coasts. The name Kos probably derives from the daughter of the mythical King Meropas, called Koos. Kos is the birthplace of Hippocrates the father of medicine (460-377 B.C) and was already inhabited during Neolithic Period (5th - 4th millennium B.C). The Knights of St. John conquered the island during the 14th century, reinforcing the older castles and building new fortifications. During Turkish occupation, the island was attacked by several intruders (Knights, Venetians etc), while during Italian occupation (1912-1945) some really important, monumental public buildings were constructed. The island was officially united with Greece in 1948. It extends over a surface of 290 km2; its coastline is 112 km and counts 31,000 inhabitants.
Places to visit in Kos : Old Town and Tree of Hippocrates Asclepion Castle of the Knights Casa Romana Archeology museum Agora Defterdar Mosque Hacı Hasan Mosque Turkish bath “Osmanlı Hamami” Agia Ionnasis Monastery Wind mills Zia Village

Simy Adası:
14. yüzyıla kadar olan dönem için Simi Adası tarihi hakkında çok az şey bilinir. Fakat, arkeolojik kanıtlar ve adadaki kale harabeleri, Simi’de devamlı olarak yerleşimin olduğunu işaret eder.
Simy Ada, Roma İmparatorluğu ve daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun bir parçası olmuştur. 1373 senesinde St. John Şövalyeleri tarafından ele geçirilen Simi Adası, 1522′de Rodos’un fethedilmesiyle Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyetine girmiştir ve Rodos sancağına bağlı bir kaza olmuştur. 1522’den 1912 yılına kadar Türk hâkimiyeti altında kalan ve Osmanlı Devleti tarafından 4 asır yönetilmiş olan Simi diğer Oniki Adalar ile birlikte 1912’de İtalyanlara bırakılmış ve 1948 yılında Yunanistan’ın egemenliğine girmiştir. Simi adası küçük bir balıkçı kasabasıdır. Simy liman bölgesi adı verilen yerleşim yerinde balık restoranlarını ziyaret edebilirsiniz. Kurutulmuş ahtapottan yapılan kızartmayı tavsiye ederiz. Bu adaya Rodos adasından ve kos adasından her gün düzenli feribot sefer vardır. Ayrıca bodrum ve Marmaris ten belirli günlerde ve saate feribot ile sefer vardır. Simy adasında çok fazla otel olmamasına rağmen butik oteller vardır.
Simi adasına gidince Archangel Michael Manastırı Panormitis Manastırı Michael Roukouniotis Manastırı St.John Şövalyeleri Kalesi Megali Panagia Kilisesi Agios Emilianos Manastırı 12 Mağaralar Yel Değirmenleri Kali Strata Mihalaki Balıkçı Heykeli Saat kulesi ziyaret etmeyi unutmayın.

Meis Adası:
Meis adası Romalılar (M.s.130), Bizanslılar (M.s.350), Sen Jan Şövalyeleri (M.s.1306), Mısırlılar (M.s.1440), Osmanlılar (M.s.1552), Venedikliler (M.s.1659), Fransızlar (M.s.1916), İtalyanlar (M.s.1920) ve İngilizlerin (M.s.1943) idaresine geçen ada 7 Mart 1948 tarihinde Yunanistan‘a bağlanmıştır. Bugün Yunanaca’da Kastellorizo veya Megisti adı verilen adada Neolitik Çağdan beri (M.ö.14.000 - 9.000) yaşam belirtileri mevcuttur.
Meis adası yüzölçümü 9,2 km2 dir. 20 yüzyıl başında 16.000 nüfusu olan adada bugün 425 kişi yaşamaktadır. Son yıllarda Avustralya’ya göç etmiş Kastellorizo´luların çocukları ve torunları aile evlerini onarmaktadırlar. Günümüzde müze olarak kullanılan Osmanlı camisinin arkasında yer alan Mandraki koyu adanın yeni yerleşime açılan bölgesidir.
Meis Ada Rodos´tan 72 mil, Türkiye’den 3 mil uzaklıktadır. Adalılar geçimlerini Turizm, balıkçılık ve küçükbaş hayvancılıktan sağlamaktadır. Suyu Rodos Adası’ndan temin edilen Kastellorizo sahilinde yer alan haç, çıpa ve kalpten oluşan adanın sembolü, inanç ve umudu simgelemektedir. Adanın etrafında çeşitli adacık ve kayalıklar mevcuttur. Bu adacıklar arasında en büyükleri Ro ve Strongili’dir. Türkiye den kaş limanından meis adasına direk olarak görünmektedir. Kaş adası ile meis adasınn feribot ile uzaklığı 20 dakikadır. Bu adaya kaş limanından düzenli olarak yaz aylarında sabah 9:00 liman kalkan feribotlarla ziyarette buluna bilirsiniz.

Samos Adası:
Samos adası Arkeolojik araştırmalara göre Sisam adası M.Ö. 3000 yılından itibaren iskân edilmektedir. İlk yerleşimciler Pelasgia’lılar, Cares’ler ve Lelegler’dir. Ancak; geleneklere göre; ilk Sisamlılar Kefalonia adasından gelmişlerdi ve liderleri de Agkeos idi. Agkeos’un Samos (Sisam) adında bir oğlu vardı ve bu da adanın nasıl bu adı aldığını açıklamaktadır.
M.Ö. 13. Ve 9.y.yıllarda; adada İonlar ve Epidaurianslar yaşamaktaydı ve tanrıça Hera’ya inanıyorlardı. Ada; M.Ö. 7. Y.yılda yaygın olarak tanındı. Bunun sebebi de; adanın sakinleri ticareti geliştirdi ve Yunanistan’ın etrafında bir çok koloniler kurdu. Yerli halkın iddiasına göre Sisamlılar; kayalık Cebelitarık yarımadasına kadar yelken açmayı başaran ilk denizciler idi.
Polykrates döneminde (M.Ö. 6. y.yıl), ada zenginleşti ve o dönemin en büyük deniz güçlerinden biri haline geldi. Bu dönemde; şehir duvarları, Hera tepınağı, Efpalinos tüneli, liman ve saray gibi çok büyük yapılar inşa edildi. Ayrıca; önemli antik matematikçiler, şairler ve sanatçılar (Pisagor, Theodore, Efpalinos ve Anacreon gibi) Polykrates zülmü döneminde adada yaşadı.
Antik tarihçi Heredot; Sisam’ın büyük bir ada olduğundan bahsetmektedir. M.Ö. 522 yılında Polykrates’in ölümünden sonra; ada Pers’lerin eline geçti. Sert bir politika izleyen Pers’lere karşı bütün İon kentleri onlara karşı birleşti (M.Ö. 499)
M.Ö. 477’de; Sisam adası Atinalılar tarafından işgal edildi. Adanın büyük deniz gücü nedeniyle, onlara karşı geldiler. Sonuç olarak; aylar süren kuşatmanın ardından Perikles’in önderliğinde Atinalılar adaya girdi ve her yeri imha ettiler. M.Ö. 404’den M.Ö. 322’ye kadar Sisam adasına Spartanslar, Persler, Atinalılar ve Makedonlar başarılı bir şekilde hakim olmuşlardır.
Roma dönemind;, Mithridates savaşından sonra, Sisam adası Pompeyu’lar tarafından tahrip edildi. Daha sonraları, Roma imparatorları Caligula ve Claudius, adada önemeli projeler ve anıtlar inşa etti.
Bizans döneminde; Sisam adası korsanlar tarafında çok sayıda baskınlar yaşadı ve yavaş yavaş düşüşe geçti. 10.y.yıldan 15.y.yılın ortalarına kadar sırasıyla; Bizanslılar, Venedikliler, Cenevizlilerin elinden geçti ve 1475 yılında da Osmanlıların egemenliğine geçti. Bu süre zarfında ada neredeyse ıssızlaştırılmış ve terk edilmişti. Adanın son sakinleri de Genoese’nin yardımı ile hemen yanı baştaki Chios (Sakız) adasına taşınmışlardı.
Osmanlı döneminde; Kılıç paşa; adanın nüfusunu arttırmak için yeni yerleşimcilere birçok ayrıcalıklar sundu. Çevre bölgelerden nüfus; Küçük Kaynarca antlaşması sonrası adaya yeniden yerleşmeye başladı. Bunun neticesinde de adada ticaret ve gemicilik (nakliye) gelişti. O dönemdeki başlıca ihraç ürünleri zeytin yağı ve şarap idi.

1821 devrimi sırasında; Sisamlılar Osmanlılara karşı birkaç başarılı saldırı gerçekleştirdiler. Lycurgus Logothetis önderliğinde Anadolu’da baskınlar düzenledi ve Osmanlı filosunun sürekli işgal çabalarını püskürttü. 1830 yılında; müttefik güçler tarafında imzalanan Londra Protokolünde; Sisam adası ve yeni kurulan Yunan devleti yer almıyordu. Ada; 1834 yılına kadar bağımsız kalmayı başardı.
Sonuç olarak; 1834 yılında yerel politikacı Themistocles Sofoulis’in yoğun baskıları sonucu Sisam adası Yunanistan’a katıldı. Resmi olarak bu katılım tarihi 2 Mart 1913’tür.
İkinci Dünya savaşı sırasında; ada İtalyanların hâkimiyetine geçti. Yerel halkın devrimi sayesinde; ada 1943 yılında serbest kalmayı başardı. Ancak, kasım1943’de şiddetli bombalamalar neticesinde; ada bir kez daha Almanların hâkimiyetine girdi. İkinci dünya savaşının sona ermesinden sonra; 1944 yılında ada son olarak kurtarıldı.
Arkeolojik araştırmalara göre Sisam adası M.Ö. 3000 yılından itibaren iskân edilmektedir. İlk yerleşimciler Pelasgia’lılar, Cares’ler ve Lelegler’dir. Ancak; geleneklere göre; ilk Sisamlılar Kefalonia adasından gelmişlerdi ve liderleri de Agkeos idi. Agkeos’un Samos (Sisam) adında bir oğlu vardı ve bu da adanın nasıl bu adı aldığını açıklamaktadır.

M.Ö. 13. Ve 9.y.yıllarda; adada İonlar ve Epidaurianslar yaşamaktaydı ve tanrıça Hera’ya inanıyorlardı. Ada; M.Ö. 7. Y.yılda yaygın olarak tanındı. Bunun sebebi de; adanın sakinleri ticareti geliştirdi ve Yunanistan’ın etrafında bir çok koloniler kurdu. Yerli halkın iddiasına göre Sisamlılar; kayalık Cebelitarık yarımadasına kadar yelken açmayı başaran ilk denizciler idi.
Polykrates döneminde (M.Ö. 6. y.yıl), ada zenginleşti ve o dönemin en büyük deniz güçlerinden biri haline geldi. Bu dönemde; şehir duvarları, Hera tepınağı, Efpalinos tüneli, liman ve saray gibi çok büyük yapılar inşa edildi. Ayrıca; önemli antik matematikçiler, şairler ve sanatçılar (Pisagor, Theodore, Efpalinos ve Anacreon gibi) Polykrates zülmü döneminde adada yaşadı.
Antik tarihçi Heredot; Sisam’ın büyük bir ada olduğundan bahsetmektedir. M.Ö. 522 yılında Polykrates’in ölümünden sonra; ada Pers’lerin eline geçti. Sert bir politika izleyen Pers’lere karşı bütün İon kentleri onlara karşı birleşti (M.Ö. 499)
M.Ö. 477’de; Sisam adası Atinalılar tarafından işgal edildi. Adanın büyük deniz gücü nedeniyle, onlara karşı geldiler. Sonuç olarak; aylar süren kuşatmanın ardından Perikles’in önderliğinde Atinalılar adaya girdi ve her yeri imha ettiler. M.Ö. 404’den M.Ö. 322’ye kadar Sisam adasına Spartanslar, Persler, Atinalılar ve Makedonlar başarılı bir şekilde hakim olmuşlardır.
Roma dönemind;, Mithridates savaşından sonra, Sisam adası Pompeyu’lar tarafından tahrip edildi. Daha sonraları, Roma imparatorları Caligula ve Claudius, adada önemeli projeler ve anıtlar inşa etti.
Bizans döneminde; Sisam adası korsanlar tarafında çok sayıda baskınlar yaşadı ve yavaş yavaş düşüşe geçti. 10.y.yıldan 15.y.yılın ortalarına kadar sırasıyla; Bizanslılar, Venedikliler, Cenevizlilerin elinden geçti ve 1475 yılında da Osmanlıların egemenliğine geçti. Bu süre zarfında ada neredeyse ıssızlaştırılmış ve terk edilmişti. Adanın son sakinleri de Genoese’nin yardımı ile hemen yanı baştaki Chios (Sakız) adasına taşınmışlardı.
Osmanlı döneminde; Kılıç paşa; adanın nüfusunu arttırmak için yeni yerleşimcilere birçok ayrıcalıklar sundu. Çevre bölgelerden nüfus; Küçük Kaynarca antlaşması sonrası adaya yeniden yerleşmeye başladı. Bunun neticesinde de adada ticaret ve gemicilik (nakliye) gelişti. O dönemdeki başlıca ihraç ürünleri zeytin yağı ve şarap idi.

1821 devrimi sırasında; Sisamlılar Osmanlılara karşı birkaç başarılı saldırı gerçekleştirdiler. Lycurgus Logothetis önderliğinde Anadolu’da baskınlar düzenledi ve Osmanlı filosunun sürekli işgal çabalarını püskürttü. 1830 yılında; müttefik güçler tarafında imzalanan Londra Protokolünde; Sisam adası ve yeni kurulan Yunan devleti yer almıyordu. Ada; 1834 yılına kadar bağımsız kalmayı başardı.
Arkeolojik araştırmalara göre Sisam adası M.Ö. 3000 yılından itibaren iskân edilmektedir. İlk yerleşimciler Pelasgia’lılar, Cares’ler ve Lelegler’dir. Ancak; geleneklere göre; ilk Sisamlılar Kefalonia adasından gelmişlerdi ve liderleri de Agkeos idi. Agkeos’un Samos (Sisam) adında bir oğlu vardı ve bu da adanın nasıl bu adı aldığını açıklamaktadır.
M.Ö. 13. Ve 9.y.yıllarda; adada İonlar ve Epidaurianslar yaşamaktaydı ve tanrıça Hera’ya inanıyorlardı. Ada; M.Ö. 7. Y.yılda yaygın olarak tanındı. Bunun sebebi de; adanın sakinleri ticareti geliştirdi ve Yunanistan’ın etrafında bir çok koloniler kurdu. Yerli halkın iddiasına göre Sisamlılar; kayalık Cebelitarık yarımadasına kadar yelken açmayı başaran ilk denizciler idi.
Polykrates döneminde (M.Ö. 6. y.yıl), ada zenginleşti ve o dönemin en büyük deniz güçlerinden biri haline geldi. Bu dönemde; şehir duvarları, Hera tepınağı, Efpalinos tüneli, liman ve saray gibi çok büyük yapılar inşa edildi. Ayrıca; önemli antik matematikçiler, şairler ve sanatçılar (Pisagor, Theodore, Efpalinos ve Anacreon gibi) Polykrates zülmü döneminde adada yaşadı.
Antik tarihçi Heredot; Sisam’ın büyük bir ada olduğundan bahsetmektedir. M.Ö. 522 yılında Polykrates’in ölümünden sonra; ada Pers’lerin eline geçti. Sert bir politika izleyen Pers’lere karşı bütün İon kentleri onlara karşı birleşti (M.Ö. 499)
M.Ö. 477’de; Sisam adası Atinalılar tarafından işgal edildi. Adanın büyük deniz gücü nedeniyle, onlara karşı geldiler. Sonuç olarak; aylar süren kuşatmanın ardından Perikles’in önderliğinde Atinalılar adaya girdi ve her yeri imha ettiler. M.Ö. 404’den M.Ö. 322’ye kadar Sisam adasına Spartanslar, Persler, Atinalılar ve Makedonlar başarılı bir şekilde hakim olmuşlardır.
Roma dönemind;, Mithridates savaşından sonra, Sisam adası Pompeyu’lar tarafından tahrip edildi. Daha sonraları, Roma imparatorları Caligula ve Claudius, adada önemeli projeler ve anıtlar inşa etti.
Bizans döneminde; Sisam adası korsanlar tarafında çok sayıda baskınlar yaşadı ve yavaş yavaş düşüşe geçti. 10.y.yıldan 15.y.yılın ortalarına kadar sırasıyla; Bizanslılar, Venedikliler, Cenevizlilerin elinden geçti ve 1475 yılında da Osmanlıların egemenliğine geçti. Bu süre zarfında ada neredeyse ıssızlaştırılmış ve terk edilmişti. Adanın son sakinleri de Genoese’nin yardımı ile hemen yanı baştaki Chios (Sakız) adasına taşınmışlardı.
Osmanlı döneminde; Kılıç paşa; adanın nüfusunu arttırmak için yeni yerleşimcilere birçok ayrıcalıklar sundu. Çevre bölgelerden nüfus; Küçük Kaynarca antlaşması sonrası adaya yeniden yerleşmeye başladı. Bunun neticesinde de adada ticaret ve gemicilik (nakliye) gelişti. O dönemdeki başlıca ihraç ürünleri zeytin yağı ve şarap idi.
1821 devrimi sırasında; Sisamlılar Osmanlılara karşı birkaç başarılı saldırı gerçekleştirdiler. Lycurgus Logothetis önderliğinde Anadolu’da baskınlar düzenledi ve Osmanlı filosunun sürekli işgal çabalarını püskürttü. 1830 yılında; müttefik güçler tarafında imzalanan Londra Protokolünde; Sisam adası ve yeni kurulan Yunan devleti yer almıyordu. Ada; 1834 yılına kadar bağımsız kalmayı başardı.
Samos adasına gidince Samos Arkeoloji Müzesi Eski Vathi sokakları Eupalinos Tüneli Manolates Köyü Pythagorion Kasabası Hera Tapınağı Potami Şelalesi Megali Panagia Manastırı Pisagor Heykeli ziyaret etmeden ayrılmayın
Samos adasına Çeşme limanından günü birlik 9:15 kalkan feribot ile ziyaret buluna bilirsiniz. Yada gidiş dönüş (kalmalı) otel konaklamalı ziyarette buluna bilirsiniz.

Chios (Sakız Adası):
Ege Denizi´nin kuzeydoğusunda yer alan Sakız Adası chios muhtemelen Homeros´un ve ayrıca matematikçi Hipokrat´ın ve Oinopidi´nin de doğduğu yerdir.
Sakız Adası Anadolu, kıyılarına çok yakın mesafede olup Çeşme ilçesinin hizasında yer alan Pounta burnundan Eritreas yarımadasına kadar ki mevkiden 3,5 deniz mili uzaklıktadır. Yunanistan´ın 5´inci büyük adası olup(904 bin metrekare) kıyı şeridinin toplam uzunluğu 213 kilometredir ve sakız adası Adanın şehirmerkezinde olduğu kadar 64 köyünde yaşayan belirli bir nüfusa sahiptir. Londra ve Newyork´ta yaşayan önemli sayıda bir göçmen nüfusa da sahiptir.
Chios Bölge Yönetimi Chios, Psara, Anti-Psara ve Oinousses adalarından oluşmaktadır. Oinousses, Chios ve Psaron adıyla üç belediye yönetim birimine ayrılmıştır. Bu yönetim birimlerinin en büyüğü Sakız Adası olup Sakız Adası ´nın tümünü kapsamakta ve sahip olduğu nüfus itibariyle Adanın en büyük belediyesidir.
Sakız Adası genel olarak dağlık bir coğrafi yapıya sahiptir ve sadece Adanın güney ve doğu kısımlarında bazı ovalık alanlar mevcuttur. Sakız Adası nın kuzeyinde, zirvesi Profiti İlia(1.297 metre) olarak adlandırılan Pelinnaio sıra dağları bulunmaktadır. Küçük çaylar dışında Sakız Adasın da ırmaklar bulunmamaktadır. Sakız Adası güzel coğrafik yapısının yanı sıra yumuşak kış mevsimine sahip ılıman Akdeniz iklimi ve yaz aylarında nadir yağmur yağışıyla da tanınmaktadır. Başlıca ihracat ürünleri arasında damla sakızı, yağ, incir ve şarap yer alırken büyüklük ve kalite açısından denizcilik alanında uluslararası üne sahiptir. İdari açıdan Oinusses ve Psara adalarıyla ve 53.817 kişilik nüfusuyla(2005 nüfus sayımına göre) birlikte Chios Bölge Valiliği´ni meydana getirmektedir. Bölge Valiliği´nin başkenti, Hora olarak ta adlandırılan Chios şehir merkezidir. Sakız chhios adasına çeşme limanından her gün feribot seferleri vardır.
Sakız adasına gittiğiniz zaman Daskalopetra Arkeolojik Sit Alanı Emborios Fana´da Apollon Tapınağı Rimokastro Anavatos Apolichno Kalesi Armolia Grias Kalesi Kardamila Orias Kalesi Kambia Dotios Kulesi Pyrgi Pyrgos Ta Markou Pistilounta Chios Arkeoloji Müzesi Chios Bizans Müzesi Mecidiye Camii Chios Deniz Müzesi Oinousses Denizcilik Müzesi ziyaret edilecek yerler arasındadır. Eğer birazda alışverişi seviyor sanız çarşı içinde bulunan esnafları ziyaret edin.

Leros Adası:
II. Dünya Savaşı sırasında İtalyanların silah bırakmasıyla İngilizler karaya çıkmışlar, ancak 12-16 Kasım 1943’de Leros savaşında Almanların ezici gücü karşısında fazla dayanamayarak adayİtalyanlar 1923’de buraya önemli bir deniz üssü kurmuş ve Faşist Art Deco’yu sergilemek için 1935’de Lakki’yi inşa etmişlerdir. Upuzun palmiye ağaçları, anıtsal gri malikânelerin sıralandığı aşırı geniş bulvarlarıyla şehrin ölçeği, içinde yaşayanlar için fazlasıyla büyük. Bu binaların pek çoğu çürümeye terk edilmiş, ancak adada kademeli bir yenileme çalışması başlamak üzere. Şehirde hâlâ tLeros’daki mütevazı tatil köyleri birbirinden yürüme mesafesi uzaklığında. Lakki’nin kuzeyinde Pandelli Limanı ve yanındaki Vromolithos’un kum ve çakıl taşı kaplı sahilleri güzel bir birleşim oluşturuyor. Adanın en güzel şehirlerinden biri ve en önemli şehri olan Platanos’un tepesinde, şövalyelerden kalma etkileyici bir kale var ve hemen yanı başında çekici bir liman köyü olan Ayia Marina yer alıyor. En eski tatil köyü olan Alinda ve yanındaki Krithoni, koyun ilerisinde. Sahilin gerisinde son derece düzenli ve sakin Müttefik Ülkeler Savaş Mezarlığı bulunur. Kıyı şeridinde ılgın ağaçlarının gölgelediği plajlar ve köyler yer alıyor.erk edilmiş bir film seti havası var. terk etmişlerdir. Leros adasına gidildiği zaman leros kalesi , lakki limanını Agia Marina Limanı Gourna plajı Kokika plajı Blefouti plajı. Ziyaret edilmesi gereken yerlerdir Leros adasına yaz aylarında bodrum dan hareket eden feribot ile günü birlik ziyarette buluna bilir. Ve eşsiz manzaralı otel odalarında konaklaya bilirsiniz

Kalymnos Island:
Peloponnesos’taki Epidauros’ tan gelen bir Dor kolonisince yerleşime açıldığı sanılır. Kendisine ait bir para birimi olan ada, Atina’nın M.Ö. 5. ve 4. yüzyıllarda oluşturduğu iki birlikte de yer aldı. Bir Pers satraplığıyken, M.Ö. 332’de Büyük İskender’in ordularınca ele geçirildi.
Daha sonra Roma İmparatorluğu’nun Asya Eyaleti’ne bağlandı. 1310’a değin Venedik işgalinde kaldı. Bu tarihten sonra Rodos Şövalyeleri’nin eline geçti.
1522’de öteki adalarla beraber Osmanlı yönetimine girdi.
Osmanlı yönetimindeyken Rodos ve Kos un aksine Kalimnos bir Türk göçü yaşanmadı.
1912’de İtalyanlarca işgal edildi. İtalyanların asimilasyon politikalarına direnen Kalimnos halkının çoğu II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’ye kaçtı. Ada, 1947’de Yunanistan’a geçti.
Kalimnos adasına gittiğiniz zaman st savvas kilisesi ne masouri köyü ne linaria plajı vahti köyüne kalymnos pesini ziayaret edemilir tepede denizin ve karanın mavi sularını izleye bilirsiniz. Ayrıca köylerde meneviş kahvesinin tadına varmalısınız. Bodrum limanından kalimnos adasına yaz aylarında feribot ile günü birlik ziyaret edebilirsiniz.
Patnos adası tanrılar adası:

Mitolojiye göre, Patmos adasının ilk yerleşimcileri denizlerin Tanrısı Neptün ve Tanrıça Diana’nın ta kendisi olan Patmos veya Pantos’tur (Patmos). Buranın ilk yerleşimcileri M.Ö. 3000 yılında Kareslerdi ve bunları Dorlar ve İyonyalılar takip etmiştir. Çok daha sonra Romalılar Patmos’ı ele geçirdiklerinde ada bir sürgün yeri olmuştur. M.S. 95 yılında sürgün edilmiş Teolog St. John adaya gelmiş ve manastırın dibindeki bir mağarada “Vahiyleri” yazmıştır. Bu ada Hıristiyanlar için bir hac yeri olmaya devam etmektedir. M.S. 1100 yıllında keşiş Kristodulos, Teolog St. John Manastırı’nı kurmuştur. 1200 yılında ada Venedikliler tarafından ve 1537 yılında da Türkler (Osmanlılar) tarafından fethedilmiştir. 16. yüzyılın sonlarından itibaren işgalciler ticaret ve adanın taşımacılığından zengin olmuştur. Skala limanı tüm bölgedeki en güvenli ve ana limandır. Korsanlardan gelen saldırılara karşı koymak için büyük depolar, kaleler ve zengin konaklar yapılmıştır. 1659 yılında Venedikliler Patmos Adası‘nı yakıp yıkmışlardır, 1669 yılında ise ada Türklerin egemenliğine girmiştir. Patmos adası son olarak 1948 yılında özgürlüğüne kavuşmuş ve Yunanistan’a bağlanmıştır. Patnos adası bodrum limanından yaz aylarında kalkan feribot ile 1 saat süren yolculuktan sonra ziyareti gerçekleştire bilirsiniz. Patnos adası na gittiğiniz zaman. Teolog St John manastırı na İncil’in Son Bölümü’nün Yazıldığı (Apocalypse) Mağara Zoodoxos Pigi kadın manastırı Antik Akropol kalıntılarıyla Skala’da bulunan Kastelli, Ayrıca, Nergiscik, Lipsi veya Marathi adacıklarına günübirlik geziler yapın

Biz Kimiz?

Rotaadalar.com ROTA ADALAR TURİZM TİC. İTH. VE İHR.LTD ŞTİ. bünyesinde Muğla’nın Marmaris ilçesinde kurulmuştur. ROTA ADALAR TURİZM TİC. İTH. VE İHR.LTD ŞTİ. bir aile şirketi olup, sektörde yeni olmasına rağmen deneyimli yönetim kadrosu ve uzman personeli ile siz değerli misafirlerimize hayalinizdeki tatili güvenli bir şekilde sunma ilkesi ile yola çıkmıştır.
“Rotaadalar.com” Yunan adalarında ve Ege bölgesinde otel konaklama, transfer, tur, vize hizmeti, Yunan adaları feribot bileti , Kiralık Araç ve Marmaris’te günübirlik tur hizmeti sunmaktadır.
Önceliğimiz kaliteli ve kusursuz bir tatil hizmetini sizlere uygun fiyatlarla sunmaktır. Hizmet öncesi ve sonrası kusursuz müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmak daimi ilkemizdir.

BODRUM KOS FERİBOT SEFERİ KOS BODRUM FERİBOT SEFERİ MARMARIS RODOS FERİBOT SEFERİ RODOS MARMARIS FERİBOT SEFERİ BODRUM RODOS FERİBOT SEFERİ RODOS BODRUM FERİBOT SEFERİ BODRUM KALYMNOS FERİBOT SEFERİ KALYMNOS BODRUM FERİBOT SEFERİ BODRUM LEROS FERİBOT SEFERİ LEROS BODRUM FERİBOT SEFERİ BODRUM PATMOS FERİBOT SEFERİ PATMOS BODRUM FERİBOT SEFERİ BODRUM SIMI FERİBOT SEFERİ SIMI BODRUM FERİBOT SEFERİ BODRUM TURGUTREIS KOS FERİBOT SEFERİ KOS BODRUM TURGUTREIS FERİBOT SEFERİ BODRUM TURGUTREIS KALYMNOS FERİBOT SEFERİ KALYMNOS BODRUM TURGUTREIS FERİBOT SEFERİ FETHIYE RODOS FERİBOT SEFERİ RODOS FETHIYE FERİBOT SEFERİ KUŞADASI SAMOS (VATHY LIMANI) FERİBOT SEFERİ KUŞADASI SAMOS (PYTHAGORION LIMANI) FERİBOT SEFERİ SAMOS (VATHY LIMANI) KUŞADASI FERİBOT SEFERİ SAMOS (PYTHAGORION LIMANI) KUŞADASI FERİBOT SEFERİ ÇEŞME SAKIZ ADASI FERİBOT SEFERİ SAKIZ ADASI ÇEŞME FERİBOT SEFERİ